İşsizlik Oranları - Faiz Kararları
Avrupa Merkez Bankası'nın (AMB) parasal genişlemeye gideceği, sorunlu ülke tahvili alarak piyasaya likidite sağlayacağı yönünde konuşmaların hararetlendiği günler geçiriyoruz. Bu bağlamda konuya bakıldığında ekonomik durgunluğun önüne geçilmesi ve ekonomilerin canlanması için parasal genişleme hayati önem taşıyor. Benzer şekilde işsizlik oranlarında yaşanan yükselişe karşı hamleler de genişleme sonrası yaratılacak yeni iş olanaklarına endekslenmiş gibi görünüyor.
OECD'nin uyarlanmış işsizlik oranı verilerine dayanarak oluşturulan aşağıdaki grafiği incelediğimizde özellikle 2008 yılının ikinci yarısı (Mortgage Krizi başlangıcı) ile işsizlik oranlarında yaşanan ivmelenmenin 2009 yılı ortalarına doğru hız kaydettiği görülüyor. Buna rağmen Yunanistan ve İspanya'nın işsizlik oranlarında şiddetli artış devam ediyor.
Yine aynı grafikte değersizleşen Euro sayesinde bölge içi ticarette net ihracatçı konumunda yer alan Almanya ve krizden nispeten daha az etkilenip dış ticaret partnerlerini çeşitlendirmeye çalışan Türkiye'de işsizlik oranlarının Haziran 2009'dan itibaren gerilediği fark ediliyor. Bu durum iki ülkenin de politika faizini belli bir seviyede tutup ekonominin aşırı ısınmasını engellemede haraket alanının geniş olmasına yardımcı oluyor.
Yukarıdaki grafikten de anlaşılacağı gibi Euro Bölgesi ülkelerinden ayrışan Almanya istikrarlı büyümesi sayesinde iş olanakları yaratmaya devam ederken, gelişen sanayisi ve üreten ekonomisi ile dış ticarette fazla vererek bölgenin lokomotifi konumuna geliyor. Bu büyüme periyodu sırasında ABD gibi parasal genişlemeyi her dönemin silahı olarak da kullanmadan makul ölçülerde büyüyerek Euro Bölgesi üzerindeki ekonomik ve mali etkinliğini artırıyor. Türkiye'nin gelişmekte olan ülke grubu içinde gösterdiği performans ise ülkenin işsizlik oranındaki olumlu seyirden anlaşılıyor.
Türkiye'de son yaşanan gelişmeler ışığında işsizlik oranını (aşağıdaki grafik) inceleyecek olursak:
TUIK'in Mayıs 2012 işsizlik oranı verilerine bakıldığında mevsim etkilerinden arındırılmamış endeksin %8,2'ye gerilemesine rağmen mevsim etkilerinden arındırılmış endekste 2012 yıl başından beri %9,0 seviyelerini koruyor olması, işsizlik oranında önümüzdeki dönemde yaşanabilecek olası artışa yönelik tedbir alınması konusunda sinyal niteliği taşıyor. Bu durum yılın ilk çeyreğinde beklentilerin üzerinde büyüyen Türkiye ekonomisinin yılın ikinci yarısında hız kaybı yaşamasıyla ortaya çıkabilecek. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) ihtiyatlı para politikası sayesinde yumuşak iniş koşullarının devam ettiği ülkemizde yılın ikinci yarısına yönelik göstergeler politika faizinde yapılabilecek faiz indirimlerine de ışık tutuyor.
TCMB'nin para politikası tutanaklarında ekonomiye ilişkin vurgularının önem kazandığı günümüzde, iş ve sanayi kesiminden de faiz indirimi konusunda baskıların başlamış olması önümüzdeki dönemde TCMB'nin politika faizine ilişkin yeni bir adım atıp atmayacağı konusunda etkileyici diğer bir unsur olarak ortaya çıkıyor. Herşeye rağmen ekonomik göstergeler ve bu göstergeler içinde de işsizlik oranı gelecekte önemini korumaya ve siyaset açısından da seçmenin gözünde önemli bir performans ölçütü olmaya devam edecek gibi görünüyor.
Kaynak: OECD, TUIK











