Maçın Ardından
Galatasaray Samsunspor maçı 3-1 sonuçlandı. Skoru görüp de Galatasaray rahat bir maç oynadı ve kazandı izlenimine sakın kapılmayın. Galatasaray maça her ne kadar geçen hafta İstanbul Büyükşehir Belediyespor'a karşı olduğu gibi baskılı başlasa da olgun atak üretmekte başarısız olan bir takım hüviyetine sahipti. Özellikle sağ kanatta Kazım Kazım'ın etkisiz oyunu ve sadece Felipe Melo'nun pozisyon yaratmaya çalışır görünümü ilk yarıda baskılı gözüken Galatasaray'ın skoru kendi lehine çevirip maçı rahat hale getirmesini engelledi. Selçuk İnan'ın Melo'ya yardımcı olması ve duran topta yapılan güzel paslaşma sonrası kaydedilen güzel gol haricinde maçın ilk yarısında güzel bir atak göremedik. Maçın ilk yarısında gerçekten çabaladığını gördüğüm oyuncular Melo, Eboue, Selçuk ve Baros'tu.
Teknik direktör Petkovic neden ilk yarıda kapanıp 4-3-2-1 gibi bir taktiğe bağlı kalma hatası yaptığını anlamış bir görünümle takımını 2.yarıya başlattı. Savunmada daha saldırgan bir görüntü sergileyen Samsunspor rakibi hataya zorladı. Nitekim Gökhan Zan'ın pas atacak oyuncu bulamayıp geri pas verirken yapmış olduğu hatayı iyi değerlendiren Bance, Mustafa Sarp'a çok güzel bir pas vererek skorun 1-1 olmasını sağladı.
Fatih Terim golden sonra hemen tedbir almaya başladı. Takımın atak yapamadığını fark eden teknik adam Eboue'nin sakatlanmasının ardından Elmander'i oyuna aldı. Daha sonra Baros - Sercan Yıldırım ve Kazım - Engin Bayraktar değişikliklerini yapan Terim, Baros'un yerine daha çakılı ama şut yeteneği daha yüksek bir oyuncu alarak ileri uçta pas trafiğinin gerçekleşmesini sağladı. Melo'nun yapıcı oyununun ve aktardığı pasların 2.yarıda da devam etmesi ve ileride Sercan ile Elmander'in uyumlu oyunu Galatasaray'ın 2.golü atmasında etkili oldu. Elmander'in 74.dakikada attığı gol bir forvet oyuncusunun dış şutlarının ne kadar önemli olduğunu gösterir nitelikteydi.74.dakikada ceza sahasında Samsunspor kalecisi Ahmet Şahin ile Elmander arasında yaşanan sürtüşmede Ahmet'in Elmander'e attığı hafif dirseği Elmander'in hakeme göstermesiyle kazanılan penaltı ve ardından kaleciye gelen kırmızı kart maçın gidişatını tamamen Galatasaray'ın lehine çevirdi. Penaltıyı gole çeviren Selçuk İnan Galatasaray'ın artık bir penaltıcısı olduğunu gösterdi.
Maçın analizine Galatasaray'ın savunma hattından başlamak gerekiyor: Bir takım atağa kalkarken ilk pasın ne kadar önemli olduğu bu maçta tekrar ortaya çıktı. Galatasaray Fatih Terim ile 1996-2000 yıllarında yakaladığı başarıyı tekrar yakalamak istiyorsa kaleyi güvence altında aldığı gibi savunmanın göbeğini de sağlamlaştırmalı. Ujfalusi savunmanın göbeğinde kesici rolünü iyi üstlenen bir oyuncu. Ancak yanındaki ile uyumu çok önemli. Ne Gökhan Zan ne de Servet Çetin Bülent-Popescu, Song-Tomas ikililerinde yakalanan kaleci ve göbek savunma oyuncularındaki uyumu bu takıma oturtabilecek yeteneğe sahip oyuncular gibi görünmüyor. İkisi de topu oyuna sokma becerisi olarak başarısızlar. Çabukluk konusunda da gerekli çabayı gösterememeleri takımın gerideki sorunlarını ortaya çıkarıyor. Rakibin kapalı savunma oynayıp kontradan gol arayan bir oyun sergilemesi durumunda yakalanacak pozisyonlar Galatasaray'ı sürekli tehdit eder görünümde. Geçtiğimiz hafta orta sahanın göbeğinde oynatılmaya çalışılan Sabri'nin tekrar savunmanın sağına çekilmesi takımın orta sahada pas trafiğinin artmasını sağlamış görünüyor. Hakan Balta da sakatlık öncesi günlerine dönme sinyali veren bir görüntü çizdi.
Orta saha kurgusunda bir hata görmemekle birlikte bu kadar yetenekli oyuncudan doğru dürüst bir atak organizasyonu çıkmamasını takımın taktik antrenmanlardaki yetersizliğe bağlıyorum. Baros'un ileride yalnız bir görüntü sergilemesi, çabalamasına rağmen savunma içerisinde kaybolup pozisyona girememesi takımın ileride hala uyumsuzluk yaşandığını gösteriyor. Birinin kanat ve forvet arkası oyunculara ataklara daha çok katılması konusunda uyarıda bulunması gerekiyor. Sadece pasa hareketlenmeyip topu ayağında tutabilen bir futbolcunun oyuna girmesi ise takımın hem ileriye yerleşmesinde kolaylık sağlıyor hem de rakibi daha çok boğuyor.
Fatih Terim'in maçın son çeyreğinde 4-4-2'ye geçmesini atakların daha zenginleşmesi açısından olumlu buluyorum. Ligin ilk haftasından beri büyük takımlarda gözlediğim kondisyon problemi Galatasaray'da da mevcut. Buna rağmen maç kazanıp evinde fire vermemek ligin ilerleyen haftalarında zirve yarışında kalmak adına çok önemli bir adım.
Penaltı pozisyonu ise tam anlamıyla basketbolda alınan faullere benziyor. Nasıl İspanya takımı faulleri hakeme gösteriyorsa Elmander'de kalecinin ona attığı dirseği hakeme gösterdi ve penaltı kararına katkıda bulundu. Ağır çekimde kaleci Ahmet'in küfür ettiği de görülüyor. Bunun gözlemci notuna yansıyıp yansımayacağını merak ediyorum.
Sonuç olarak maç %60'a %40 Galatasaray'ın gibi bir görüntüyle geçerken yetenekli ayakların ve teknik adamların skoru etkileyen hamleleri Galatasaray'ın Ali Sami Yen Spor Kompleksi Türk Telekom Arena Stadı'nda sezonun ilk galibiyetini almasını sağladı.