Beşiktaş İnönü'de güle oynaya başladığı maçı güç bela bitirdi. İlk yarıya orta saha üstünlüğünü eline alarak başlayan Beşiktaş sol kanattan yaptığı akınlarla etkili olmaya çalıştı. Nitekim daha maçın 5.dakikasında Guti'nin ara pasında İbrahim Üzülmez'in sol kanattan yaptığı ortada Bobo takımın ilk golünü (kendisinin takımla 200.maçında) atmış oldu. Aynı şekilde 23.dakikada sol kanattan Tabata'yla gelen Beşiktaş,Sivasspor'da Ziya'nın uzaklaştıramadığı ortaya Necip'in müdahalesi ve düzgün vuruşu sonrası 2.golü buldu.
İlk yarıda Beşiktaş üstün bir oyun sergilerken orta sahada Necip ve Ernst, takımın savunma ve ataklarına destek vererek Guti'nin sadece ileriye dönük oynamasını sağladılar.
Dikkatimi çeken eksiklik Holosko'nun takımdan bağımsız sergilediği performans oldu. Holosko, Bobo ve diğer ileri uç oyuncularıyla uyumlu değildi. Kendini kanıtlamaya yönelik bir oyun sergiledi. İkinci yarıda oyunu yorulmasıyla paralel daha da vasatlaştı ve yerini 70.dakikada Nihat'a bıraktı. İstekli oyunu sayesinde seyircilerden alkış alırken takımla uyumsuzluğu sanki hafta içinde takımdan ayrı antrenman yapmış izlenimi verdi. İlk yarıda üstlerine fazla iş düşmeyen İbrahim Toraman ve Ersan, Sivasspor'da ikinci yarı Erman'ın yerine oyuna giren Suarez'in ardından zorlanmaya başladılar. İlk yarı sonuna doğru sakatlanan Sedat'ın yerine Keita'nın savunmanın ortasına alınması ve Diallo'nun girişiyle orta sahası güçlenen Sivasspor'da Mehmet Yıldız'ın da orta sahaya kadar gelip baskı yapması maçın seyrini değiştirdi. Suarez'in ileri uçta yalnızlıktan kurtardığı Mehmet, 2.yarıda gücünü olumlu kullanabildi. Beşiktaş'a ilk yarıdaki gibi rahat pas yaptırmayan gerektiğinde sert faullerle onları durduran Sivasspor, Beşiktaş'ın pas trafiğini keserek daha çok geriye dönmesine sebep oldu. Buna benzer bir pozisyonda Necip'in savunmaya verdiği pasta araya giren Suarez takımının tek golünü kaydetti (67.dakika).
Kendisine yapılan faullere tepki gösteren Guti'nin sarı kart görmesi ve yorulması sonrasında yerine Yusuf'un girdi. Orta alandaki pas trafiğini yönetme görevini üstlenen Yusuf ve Holosko'nun yerine girip pek varlık gösteremeyen Nihat, Beşiktaş'ın ilerleyen dakikalarda topu ileride tutmasını ve atakları şekillendirmeyi beceremeyince Sivasspor baskısını arttırdı. Bu yönüyle Galatasaray-Antalyaspor maçına benzeyen maçın son dakikalarında oyuna sonradan giren Cihan Yılmaz'ın şutu direkten dönerek Beşiktaş'a derin bir nefes aldırdı.
Beşiktaş'ta Hilbert özverili oyununa rağmen yaptığı pas hatalarıyla takımını zaman zaman zor duruma sokarken, oyuna sonradan giren Nihat ve Fatih Tekke'nin verimli bir oyun çıkarmadığını söylemek gerekiyor. Yusuf'un 81.dakikadaki ara pasında kaleciyle karşı karşıya pozisyonda golü kaçıran Nihat eski günlerini aratırken, Fatih Tekke net bir pozisyona giremedi. Yusuf ise rakibin savunmasına karşı kolay pes eden tavrı ve yaşı itibariyle kovalayıcılıktan uzak futbolu ile takıma gereken enerjiyi sağlayamadı.
Sakatlıklardan ötürü ideal 11'i kuramayan Beşiktaş'ın doğru hamlesinin Yusuf ve Nihat gibi iki hücumcuyu oyuna almak yerine orta sahada ayakta duracak bir oyuncuyu almak olacağını düşünüyorum. Bunun sebebi, iki oyuncunun da takım savunmasında yeterli özveriyi sergilemesi. Sivasspor ise Ceyhun'un eksikliğini maçın ilk yarısında Mehmet Yıldız'ı ileride yalnız bırakarak yaşadı. Maça daha erken alındığı takdirde Cihan'ın daha etkili olabileceğini savunmaktayım. Böylece Suarez ve Mehmet'in arkasında onları sürekli besleyecek bir futbolcu olur ve kontra ataklarda yerini bulan paslarla gol pozisyonlarına girilebilirdi.
Rüştü ve İbrahim Üzülmez'in oyunları yaşlarına rağmen muhteşemdi. Ayrıca Guti'nin akıl dolu pasları da seyir zevkini yükseltti.