Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

1 Şubat 2012 Çarşamba

Galatasaray – MP Antalyaspor, 01.02.2012

Karda teknik oynayan değil, ayakta kalan kazanır...

Galatasaray, Antalyaspor maçına geri dörtlüde sağda Ujfalusi, ortada Semih, Gökhan, solda Hakan ile başladı. Karda ayakta kalmayı başaran en iyi oyunculardan ikisi olan Ujfalusi ve Semih, maçın ilk dakikasından son dakikasına kadar özveriyle ve neredeyse sıfır hata ile oynadılar. Semih'in topa ilk müdahaleleri oldukça yerindeydi. Çok kritik ara toplarıyla Antalyaspor ileri uç elemanlarının pozisyona girmesini önledi. Ujfalusi ise maça sağ kanatta başlamasının ardından 56.dakikada Sabri ile Gökhan'ın yer değişliğiyle savunmanın göbeğine geçti. Oyun içinde yapılan bu değişikliğe rağmen Semih ile uyumu bozulmadı.

Orta saha kurgusunda maça başlarken solda Riera, sağda Emre, ortada ise Melo ve Selçuk'un önlerinde Engin forma giydi. Maçın ilk yarısında ileri uçta Elmander tek başına görev aldı.

Orta sahada ayakta kalmayı başaran en dirayetli isim maç boyunca Melo olurken, teknik oyuncuların karlı zeminde yeterince etkili olamadıkları görüldü. Riera'nın sol kanattan yapmış olduğu bindirmeler ve ortalar, ilk yarıda savunma içine gömülen Elmander ile buluşmadı. Yalnız kalan Elmander bu saha koşullarında ileri atılan uzun topları olabildiğince yere indirmeye çalışarak ve rakip savunmaya pres uygulayarak elinden geleni yapmaya çalıştı. Elmander'in yanına sokulan oyuncu olmayınca ve Galatasaray'ın genç ayaklarının etkili, kaleyi bulan vuruşlarının bu maçta pek görülmemesiyle pozisyon zenginliğinden uzak bir ilk yarı geçirildi.

Buna rağmen Antalyaspor yaptığı kontra atakta Mehmet Eren'in atılan uzun topa güzel koşusu ve Emrah'a asisti ile 1-0 öne geçti. Uzun topun orta sahadan atılması, ön alanda yeterli savunma direnciyle karşılaşmayan Antalyaspor'un ne kadar kolay pozisyona girdiğini de göstermiş oldu. Pozisyonda Hakan'ın yerine sol kanada Ujfalusi'nin koşması ise Galatasaray'ın savunmanın sol kanadına takviye yapması gerektiğini bir kere daha ortaya koydu. Galatasaray adına kaleyi bulup tehlike yaratan tek şut Emre'nin 10.dakikada yaptığı plaseydi. Ömer'in başarılı kurtarışı sayesinde pozisyon önlenirken dönen toplara hareketlenmeyen, pozisyon kovalamayan oyuncular sebebiyle bu tehlike kolayca savuşturuldu. Riera'nın güzel ortasına Selçuk'un kötü kafa vuruşu ve Ujfalusi'nin ortasında Elmander'in kafası ilk yarının diğer önemli pozisyonlarıydı.

Maçın en etkisiz oyuncularından biri bence Selçuk'tu. Orta sahada takımı organize etmekten uzak oyunu, yerini bulmayan pasları sebebiyle bireysel yetenekler ön plana çıkarılmaya çalışıldı. Özellikle Engin'in ceza sahasına doğru zorlamalarının sebeplerinden biri pas trafiğinin sağlanamamasıydı. Bu yüzdendir ki sıklıkla ayağında çok top tutması sebebiyle eleştirdiğim Engin'in bu maç eleştirilecek bir yanı olmadığını düşünüyorum. Pas trafiğinin gerçekleşmediği bölümlerde özellikle Melo, savunma önünde top alıp oyunu kurmaya çalıştı. Emre'nin kondisyon olarak bu tip hava koşullarına hazır olmadığı görüşündeyim. Kanaatimce Eskişehir maçında adeta hayalet gibi sahada gezinen Emre'nin bu maçta tek artısı kaleye şut çekmesiydi. Şutların da çoğunluğu çerçeveyi bulmadı.

Buna rağmen Engin'in 35.dakikada sağ kanattan yaptığı ortada Antalyasporlu oyuncunun (sanırım İbrahim'di) topa elle müdahalesi, ardından verilen penaltıyı Melo'nun gole çevirmesi, ilk yarının 1-1 bitmesini sağladı.

İkinci yarıda Fatih Terim oyunu daha fazla kanatlara yaymak adına Sabri ve Milan Baros'u oyuna dahil etti. Bu sırada Uyfalusi ortaya Sabri savunmanın sağına geçti. Engin sol kanatta, Emre orta sahanın solunda görev yapmaya başladı. Baros'un Elmander'in arkasında oynaması ve savunmayı karıştırması ile pozisyonlar bulmaya başlayan takım, 71.dakikada Baros'un Selçuk'un İbrahimle girdiği ikili mücadelenin ardından penaltı itirazını abartması sonrasında kırmızı kart görmesiyle 10 kişi kaldı. Bu dakikanın ardından Galatasaray'ın saldırı gücü zayıfladı. Takımını bireysel itiraz yüzünden yalnız bırakan Baros'un ceza alması gerektiğini düşünmeme rağmen hakem raporunda ne yazıldığına da bakmak gerekiyor. Takımda Baros'un yerine oynayabilecek başka oyuncunun olmaması, Sercan'ın formsuzluğu Fatih Terim'in de elini kolunu bağlıyordur diye düşünüyorum. Umarım Necati bu sorunlara çare olacak oyuncudur.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder